Görülme sıklığı
Mycoplasmalar hem erkekte hem de kadında
genitlal enfeksiyona neden olurlar. Yapılan
araştırmalarda herhangi bir yakınması olmayan
kişilerin %40'ında kültürlerde mycoplasma
ürediği gösterilmiştir. Bu kişilerin %15'inde
M.hominis saptanırken %40-75'inde U.urealyticum
izole edilmektedir.
Enfeksiyon doğum
sırasında anneden kapılabilir ancak nadiren bu
bebeklerde enfeksiyon kalıcı olur. Asıl
kolonizasyon kişi cinsel yönden aktif hale
gelince başlar. Yapılan geniş kapsamlı bir
çalışmada cinsel yöndena aktif ancak herhangi
bir yakınması olmayan kadınların %40-80'inde
ureaplasma türleri izole edildiği
gösterilmiştir. Yine cinsel yönden aktif ve
yakınması olmayan kadınların %21-53'ünde
M.hominis üretilmiştir. Enfeksiyon ve
kolonizasyonun görülme sıklığı erkeklerde daha
düşüktür.
Bulaşma yolları
İnsanlarda mycoplasma ve ureaplasma en sık
taşıyıcılar arasında direk temas ile bulaşır. Bu
nedenle cinsel yolla bulaşabilen bir hastalık
olarak kabul edilir. Genital-genital ya da oral-genital
temas bu mikroorganizmaların bulaşmasında en sık
karşılaşılan yoldur. Bir diğer nadir bulaşma
yolu ise hamilelik ve doğum sırasında anneden
bebeğe geçiştir. Mycoplasma enfeksiyonları çok
nadir olarak cinsel ilişiki dışında etkilenmiş
materyale tamas ile de bulaşabilir.
Belirtileri
Mycoplasma ve ureaplasma enfeksiyonları nadiren
bulgu verirler. Çoğu zaman herhangi bir
yakınmaya neden olmazlar ve sadece alınan
kültürlerde üretilebilirler.
Her iki organzima da erkeklerde bel soğukluğuna
bağlı olmayan ürethra enfeksiyonlarına neden
olabilirler. Mycoplasmalar kadınlarda bu tür bir
sorun yaratmazken ureaplasmalar kadınlarda da
erkeklerdekine benzer problemler yaratabilir.
İdrar yaparken yanma ve akıntı ürethra
enfeksiyonlarının en önemli belirtisidir. Böbrek
enfeksiyonlarının da %5'inden mycoplasmalar
sorumludur.
Mycoplasma ve ureaplasma kadınlarda tek başına
vajinal enfeksiyona neden olmazlar. Ancak bunlar
fırsatçı mikroorganizmalar olduğu için başka bir
enfeksiyon örneğin gardnarella varlığında
durumun daha da kötüleşmesine yardımcı olurlar.
Fallop tüpü iltihabı olanların yaklaşık %10'unda
rahim içinde ve tüplerde m.hominis izole
edilmektedir.
Gebelikte ise plasenta ve amniyon zarında
enfeksiyona neden olarak erken doğumlara yol
açabilirler.
Daha nadir olarak yenidoğan bebekte doğumsal
zaatürre, bakteremi ve hatta ölüme yol
açabilecekleri bilinmektedir. Ancak bu çok çok
nadir karşılaşılan bir durumdur.
Yine çok nadir olarak uzak bölgelerde eklemlerde
ve solunum sisteminde iltihaba yol açabilirler.
Ancak bu hastalıklar için risk grubunu
bağışıklık sisteminde sorun olan kişiler
oluşturmaktadır.
Mycoplasmaların sezaryen sonrası yara yeri
enfesiyonuna da neden olabildiği bilinmektedir.
Genel olarak mycoplasma ve ureaplasmalar şu
hastalıklara neden olabilirler.
-
Urethrit: Ürethra enfeksiyonu. İdrar
yollarında mesane ile vücut dışı arasındaki
bağlantıyı sağlayan yol. Erkekte penis içinde
yer alırken kadında direk vajinanın üst
kısmına açılır. İdrar buradan dışarıya atılır.
-
Pyelonefrit: Böbrek iltihabı
-
Pelvik iltihabi hastalık
-
Endometrit: Rahşm içindeki endometrium
dokusunun iltihabı
-
Koriyoamniyonit: Gebelikte rahim içinde
görülen iltihap
-
Cerrahi yara enfekyionları
-
Eklem iltihapları
-
Yenidoğanda zaatürre ve menenjit
Burada unutulmaması gereken çok önemli bir nokta
yukarıdaki tüm durumların ortaya çıkmasında
mycoplasmaların çok çok düşük bir olasılıkla ana
neden olduğudur. Bu hastalıkların altında yatan
neden çoğu zaman başka bir organizmadır.
Mycoplasma ve ureaplasmaların kısırlığa neden
olup olmadıkları konusu tartışmalıdır. Direk
olarak neden olmasalar bile örneğin pelvik
iltihabi hastalık sonrası sekel olarak kısırlık
ortaya çıkabilir.
Öte yandan erkeklerde sperm sayı ve hareketini
bozarak çocuk sahibi olmayı güçleştirebilir.
Düşük ve erken doğumlara neden olabilmesi nedeni
ile tekrarlayan düşüklerin altında yatan
nedenlerden birisi de mycoplasma enfeksiyonları
olabilir.
Tanı
Mycoplasma ve ureaplasma enfeksiyonlarının
tanısı şüphelenilen durumlarda alınan kültür ile
konur.
Vajinal akıntısı, infertilite ya da tekrarlayan
gebelik kayıpları, kronik pelvik ağrısı olan
kadınlarda bu mikroorganizmalara yönelik
kültürlerin de yapılması önerilir.
Tedavi
Mycoplasma ve ureaplasma enfeksiyonlarının
tedavisi tıbbidir. Ancak penisilin ya da
sefalosporinler gibi sıkça kullanılan
antibiyotikler bu mikroorganizmalar üerinde
etkili değildir. Çünkü adı geçen antibiyotikler
bakterilerin duvar yapısını bozarak etki
gösterirler. Oysa mycoplasmalarda hücre duvarı
yoktur. Tervcih edilecek antibiyotiğe kültür
sonucuna göre karar verilir. Kültürle birlikte
yapılan antibiyogram testinde mikroorganizmanın
hangi antibiyotiğe duyarlı hangisine dirençli
olduğu araştırılır.
Ondört günlük tedaviyi takiben yeniden kültür
alınarak enfeksiyonun geçip geçmediği kontrol
edilmelidir. Devam eden ısrarcı enfeksiyon
varlığında ikinci bir kür uygulanması gerekli
olabilir.
Hastaların %90'ında tek kür tedavi yeterli
olmaktadır. |