|
|
|
 |
Vasiyet / Nejat Acar
Küçüklüğümden beri hep kadınları anlamaya
çalışmıştım. Bu yüzden gençliğimde porno
dergiler yerine cosmopolitan, elle gibi kadın
dergilerine göz attım hep. Yanlış anlamayın
eşcinsel falan değilim. Böyle bir eğilimim de
yok. Ama kadının fiziğinden önce ruhunu
tanımanın gerekliliğine inandım. Ve kendimi bu
yönde yetiştirdim. Kadın dergileri hep
anlayışlı, şefkat dolu, seviştikten sonra
kadınına sarılıp uyuyan bir erkeğin hayalini
kuran kadınların çığlıklarıyla doluydu. Ben de
zaten duygusal bir insanım böyle biri olmam hiç
zor değil diyerek bütün kadınlarıma karşı
anlayışlı ve şefkatli biri olmaya çalıştım. Ama
sonuç ne oldu koca bir HİÇ!
Yaşam bana kadınların kendilerinin bile ne
istediklerini bilmediklerini gösterdi. Bangır
bangır sevgi şefkat aradıklarını haykıran
kadınların, istedikleri gibi yollarına gül döken
değil ; uğurlarına kan döken, hatta bu kanın
çoğu, kadınların kendi kanları olan adamları
sevdiklerini ve o adamların adeta köleleri
olduklarını gördüm. Bu gördüğüm manzara ister
istemez etkiledi beni ve artık maalesef
değişiyorum.
Elimde değil. Bu değişimi istemiyorum. Ama
olmuyor. Gül gibi narin ve güzel insanların
onları parçalamak için can atan hayvanların
ellerine kendi istekleriyle teslim olmasına
dayanamıyorum. Bu ülkede hep hayvanlık,
piskopatlık kazanıyor sevgi ve hoşgörü değil. Bu
yüzden ben de bir hayvan olmaya başladım ister
istemez. Ve en sonunda hayatımda ilk defa bir
kıza tokat attım. Kuzenimdi. Aşırı sarhoştum ve
de hak etmişti üstelik. Çünkü erkek arkadaşını
aldatıyordu (ki aldattığı çocuğu da çok
severdim). Ama yine de olmamalıydı benim
açımdan. Ne olursa olsun bir kadına karşı elim
kalkmamalıydı. Çünkü bir şairin dediği gibi
kadınlar yalnızca sevilmek için yaratılmış
yaratıklardı. Ama yapamadım. Yaşamın beni ezen
çarklarına ve şiddet üstüne kurulu kurallarına
dayanamadım ve bir kadına tokat attım.
Artık kendime olan saygım da dahil hiçbir şey
kalmadı elimde. Şimdiyse ölmek üzere olan o
sevgi ve şefkat dolu eski ben'in vasiyetini
yazmaktan başka bir şey gelmiyor elimden.
Üzgünüm. Hala sevgiye ve şefkate değer veren
birileri var mı bu dünyada bilmiyorum ama zaten
bir önemi de yok artık. Çünkü yaşamın şiddet
yüklü çarkları altında parçalanarak ölüyorum.
Bunu fiziksel olarak düşünmeyin. Şakağıma bir
silah dayamış falan değilim. Ama artık sevgi
dolu o insan da değilim. Sevgi ve şefkat dolu o
insan ölüyor. Ruhu şad olsun!
Kaynak : www.erkekadam.com |
|