|
|
|
 |
Mutluluğu Aramak / Adnan Master
Aldatmak...Birlikteliğin korkulu rüyası. Erkek
olsun, kadın olsun, hepimizin zaman, zaman
aklından aldatmak geçebilir. Peki niye oluyor
niye böyle düşünüyoruz, hiç düşündünüz mü?
Sevgili Derin GEZER, bu ay ki yazısında bunu
biraz irdelemiş ama sanırım konuyu biraz daha
irdelemenin faydası olacak.
Şahsi deneyimlerime, arkadaş çevreme, kısacası
tanıdığım kişilerin hayatlarına ve okuyup
gördüklerime baktığımda, bana bu "aldatma"nın
temelinde bir tek neden var görünüyor:
"Hayatımızdaki veya fantezilerimizdeki bir
boşluğu, bir eksikliği ve bizim de bu eksikliğe
karşı olan isteğimiz doğrultusunda yaptığımız,
kontrolümüz dışında gelişebilen, MUTLULUĞU
ARAMAK için gerçekleştirilen bir olaylar
zinciri".
Evli bir kadın yada erkek durup dururken
(isterik olanlar dışında) niye bir başkasına
aşık olsun? Niye onunla birlikte olmak istesin?
Eğer bunu yapıyorsa emin olunuz ki evliliğinde
bir boşluk vardır, bir eksiklik vardır. Kişi,
aradığı mutluluğu bulamadığı anda kendisine
alternatifler yaratmaya başlar. Bu
kaçınılmazdır. İnsan, niye evlenir? Sevdiği
insanla mutlu olsun diye. Peki bu mutluluk niye
biter? O kişiyle artık mutlu olamadığında ve
kendisine, mutlu olabilmek için alternatifler
yaratmaya başladığında bu iş bitmiştir. Hele
birisiyle ilişkiye girmişse, bu olayın artık
kafada bittiğinin kanıtıdır. Kafada biten
ilişkileri devam ettirmek, bir insanın
yapabileceği en büyük yanlışlardan biridir. Niye
diyeceksiniz. Bu ilişkiyi bitirmezseniz en başta
kendinize, sonra da eşinize saygınız yok
demektir. Gururunuz yok demektir. Kendinize ve
çevrenize dürüst değilsiniz demektir. Her ikiniz
içinde zaman varken, çok geç olmadan, pişmanlık
ve suçluluk duygusuna kapılmadan, dürüst
davranarak bu ilişkiyi bitirin. Eşinize, bir
zamanlar sevdiğiniz insana, saygısızlık etmeyin.
Uygar davranın, boşanmak için illede hayatınızda
başka biri olduğunu söylemeniz gerekmez. Mutlu
olmadığınızı, ilişkiyi devam ettirmek
istemediğinizi söyleyin. Emin olunuz ki, böyle
yapmanız, eşinizin sizi bir başkasıyla
(sevgilinizle) görmesinden veya olayı bir
başkasından duymasından çok daha faydalı olacak
ve sizinle, ilerleyen zaman içerisinde dost
kalmasını, size olan saygısını yitirmemesini
sağlayacaktır. Bu noktada unutmamanız gereken
bir şey var: Eşinizden boşanırken, onu bir
zavallı gibi düşünmeyin. Bu sizin hayatınızdır.
Sizin mutluluğunuz için atacağınız gerekli bir
adımdır. Hayatınızdaki en önemli şey sizsiniz,
başkaları değil. Bunu hiç unutmayın. Zaten siz
niye aldattınız veya niye bir başkasını
seviyorsunuz? Aradığınız mutluluğu bulduğunuz
için...
Bir de böyle durumlarda yaşanılan suçluluk
duygusu var. Kadın veya erkek, eşini
aldatıyordur. Sevdiği insanla birlikte olmak
için yapmayacağı şey yoktur. Her türlü tehlikeyi
göze alır, hayattan bir kaç saat çalabilmek,
sevgilisiyle sevişmek, vakit geçirmek için. Ama
biraz zaman geçtikten sonra iş ciddileşir. Artık
birkaç saatler yetmez olur, yalnız geceler
geçmez olur. İş, boşanma noktasına gelmiştir.
Ama kişi, eşine karşı bir suçluluk duygusuna
kapılmıştır ve boşanamamaktadır. Bu durumlarda
kişi, çoğunlukla eşine acıdığı için ve gerekli
cesareti kendinde göremediği için, toplumun
tepkilerini kestiremediği için boşanamayacağını
sanır. Peki bu doğrumudur? Tabii ki değildir.
Kendinize gelin ! Siz eğer eşinizi
aldatmışsanız, emin olun ki bu sizin suçunuz
değildir. Onun size veremediği mutlulukları bir
başkasında bulmuşsunuzdur. Bunu kendiniz için
yaptınız ve o kişiyle olmaktan mutlu
oluyorsunuz. Peki evliliğiniz niye devam etsin?
İçinde mutluluk olmayan, aldatmanın karıştığı
bir evlilik, evlilik midir? Yapacağınız en güzel
şey, evliliği bitirmektir. Unutmayın, bu
dünyanın sonu değildir. İlk ayrılan siz
değilsiniz. Önemli olan başkaları değil,
sizsiniz ve kimsenin, sizin mutlu olmanıza engel
olmasına izin vermeyin. Cesaretli olun ve dürüst
olun. Evliliğinizi devam ettirdiğinizde sanmayın
ki, bu suçluluk duygusu peşinizi bırakacak,
sanmayın ki sevdiğiniz insan aklınızdan bir an
bile çıkacak. En iyisi siz kendinize ve
çevrenize dürüst olun.
Sevgiyle kalın...
Kaynak : www.erkekadam.com |
|