|
|
|
Evlenecek Kızlarla İlgili Batıl İnançlar |
Yüzyıllardan beri Genç kızların
evlenebilmeri kısmetlerinin açılması için
uygulanılan ve inanılan batıl inançlar aşağıdaki
gibidir.
Evlenecek Kızlarla İlgili Batıl İnanışlar
· Gelin ayakkabılarının altına ya da gelinliğin
eteğine ismini yazmak...
· Kına gecesinde çıkarılan duvağı, kısmeti kapalı
olduğuna inanılan kızın başına takmak...
· Pazartesi günü, oğlan evinin kızlarının, kız
evinde genç gelinin saçından "darısı başıma" diyerek
bir tutam saç kesmek...
· Gelin evden giderken, arkada kalan evlenmemiş
kızlar süpürsün diye süpürge bırakmak...
· Kız evinde, oğlan tarafından gelen nişan sepetini
ya da tepsisini, evlenmemiş bir kızın başının
üstünde açarak, onun da kısmetinin açılmasını
sağlamak...
· Düğün gecesi gelinle birlikte yatmak...
· Gelin duvağından gelin teli koparmak...
· Gerdek gecesi geline ikram edilen baklavadan
gelin, bir diş ısırır, kalanı ise evlenmemiş
kızların kısmeti açılsın diye onlara yedirilir...
· Gelin attan inmeden verilen bir bardak suya serçe
parmağını sokar, sonra bardaktaki suyu hayırlı bir
kısmet bulmaları için bekar erkekler birer yudum
olarak içerler...
· Gelin oturacağı eve geldiğinde, sağ koltuk altına
Kur-an, sol koltuk altına ise ekmek konur. Sonra
bunlar alınır ve ekmekten birer lokma koparılarak
"darısı sizin başınıza" diyerek kızlara dağıtılır,
kızlar da sözde utanarak, sıkılarak ekmek
parçalarını yerler...
· Söz kesmeye gidildiğinde, sözü kesilecek olan kız
misafirlerin bulunduğu odaya ayaklarını sürüyerek
girerse, o semtin kızlarının kocaya erken gideceğine
inanılır...
· Gelin gerdek gecesinin ertesi gününden bir hafta
sonrasına kadar, kendini görmeye gelen evlenmemiş
kızların burunlarını sıkar, bu, onlara da evliliğin
bulaşması anlamı taşır.
· Geline kına yakıldıktan sonra, kalan kına
evlenmemiş kızlara yakılır. Ayak kınasından alınarak
kızların başına sürülür ve "bahtları açılsın"
denir...
· Kına gecesi evlenmemiş olanlar, içilen kına
şerbeti bardağının içine bir miktar para bırakırlar,
parayı bırakanın talihinin açılacağına, bırakmayanın
da felakete uğrayacağına inanılır...
· Düğünde kısmeti kapalı olan kız, masadan bir kaşık
çalarak bunu kızın oturduğu evin damına atar. Şayet
kızın annesi ya da babası kaşığı görüp başka bir
yere atarlarsa, o kızın kısmeti kapalı kalır. Yok
eğer, "bu kaşığı kim atmış, sahibi kim?" diyerek
sahibini ararlarsa, kızın kısmeti açılır. Kaşığı
kimse görmese bile kızın kısmeti açılır...
· Nişan yüzüklerindeki kurdeladan bir parça alan
kızın kısmetinin açılacağına inanılır...
· Düğünde gelinin ve damat ın başı üstüne atılan
paradan almak da, uğur sayılır...
· Gerdek öncesi gelin ve damattan kalan yemeği yiyen
kızların kısmeti açılır diye bilinir...
· Gerdek gecesinin ertesi günü gelinin yanına
kısmeti kapalı iki kız oturtulur. Bu suretle onların
da kısmetlerinin açılacağı kabul edilir...
· Kısmeti kapalı kızlara gelin, erkeklere de damat
hamamda başlarından aşağı su dökerek, kısmetlerinin
açılmasını sağlarlar...
· Nişan duası sırasında duayı yapan önüne konan
şekerleri okur, bu şekerlerden üç tane yiyen
bekarların kısmeti açılır...
· İmam nikahından sonra, erkek tarafından gelen
şekerler yenir, kısmeti kapalı olanların bu
şekerlerden yedikten sonra kısmetlerinin açılacağına
inanılır...
· Gelin, damat evine geldikten sonra üzerine halka
ekmekler takılmış bir oklavayı, kaynanayla birlikte
tutarak oynar. Sonra bu ekmekler oradaki bekarlara
dağıtılır ve yiyenlerin kısmetlerinin açılacağına
inanılır...
Bazı kimseler büyünün günah olmadığını,
hatta bazen bunun iyilik sayılabileceğini iddia
ederler. Ama gerçek böyle değildir. Herkesin bir
kaderi vardır. Tanrı herkesin kaderini çizmiş ve
ona irade gücü vermiştir. Bir insan doğar ve
kaderine göre bir ömür sürer. Bu arada iyiyle,
kötüyü ayırmak için vicdanından yararlanır ve
doğru yolda yürüyebilmesini de iradesi sağlar.
Bir insana büyü yapıldığı zaman onun doğru yolda
gitmesini sağlayan iradesi elinden alınmaktadır.
Yani kendisi savunmasız bırakılmaktadır. Bu da
Tanrıya karşı gelmek demektir. Din kitaplarının
hepsinde de büyünün çok ağır bir suç olduğu
yazılıdır. Hatta Tanrının gerektiğinde her türlü
suçu bağışlayacağı belirtilmekte fakat büyü
yapanı asla bağışlamayacağı belirtilmektedir.
Bütün bunlardan da anlaşılacağı gibi büyü
yapmak, ve yaptırmak günahtır! Bir insanın
kaderini değiştirmek, iradesini elinden almak,
kendisine acı çektirmek gerçekten çok büyük bir
suç ve günahtır.
Büyünün İyisi Var mıdır?
Bazı kimseler kısmet açmak için veya buna benzer
nedenlerle büyü yapmanın sevap olduğunu iddia
ederler. Mesela evde kalmış bir kıza büyü
sayesinde koca bulmanın iyilik olduğunu
söylerler. Bu da yanlış bir düşüncedir. Tanrı,
herkesin kaderini ayrı çizmiştir. O isterse evde
kalmış kuluna uygun bir eş de verebilir. Böyle
bir durumda o genç kızın hayırlı bir eş için dua
etmesi daha doğrudur ve aynı zamanda sevaptır.
Ama Tanrının işine karışarak, alın yazısıyla
oynamak yine onun dualarından, kitaplarından,
sıfatlarından yararlanarak, büyü yapmak büyük
hatadır.
|
|