|
|
|
 |
Onunla harika bir takımsınız. Uzun zamandır birlikte
çalıştığınız iş arkadaşınızla aranızda bir
elektriklenme oluşmaya başladı. Bu durumda en doğru
davranış hangisi? Bu elektriğin önüne geçmeye
çalışmak mı, yoksa herşeyi oluruna bırak mı?
Yetenekleriniz, çalışma tarzınız, iş anlayışınız,
ilgi alanlarınız o kadar benziyor ki... Bu da sizi
birbirinize yaklaştırıyor. Fazla mesailer, ortak
projeler ve tabii ki ortak başarıların kutlanması...
Kendinizi ona her geçen gün biraz daha yakın
hissediyor ve ondan da aynı sinyalleri alıyorsunuz.
Yani toplantılar, fotokopi makinesi ve dosyalar
arasında bir aşk doğmak üzere. Bu düşünce bir yandan
sizi heyecanlandırırken bir yandan da kafanızda soru
işaretleri oluşturuyor: Acaba iş arkadaşınızla flört
etmeniz ne kadar doğru?
Kalbinizi değil
hareketlerinizi kontrol edin
İçiniz rahat olsun, çünkü yalnız değilsiniz.
Zamanının büyük bir bölümünü işyerinde geçiren bir
sürü kadın bu tarz flörtler, hatta duygusal
ilişkiler yaşıyor. Ancak bu kadınlardan sadece
aklını kullanıp temkinli davrananlar her şeyi bir
arada yürütmeyi başarırken diğerleri dedikodulara
malzeme oluyor. Hatta bu yüzden işlerini kaybetme
tehlikesiyle karşı karşıya kalıyorlar. Oysa birçok
uzman işyerinde flörtün son derece doğal ve hatta
avantajlı olduğunu söylüyor. Onlara göre normal bir
ilişkide aylar süren birbirini tanıma devresi
işyerindeki bir ilişkide çok daha kısalıyor. Öyle ya,
günün tamamını ve bazen geceyi de birlikte
geçirdiğiniz bir insanın her yönünü keşfedebilir;
Zor durumlarda nasıl tepki verdiğini, olaylara ve
insanlara nasıl yaklaştığını, hayata bakış açışını
çok daha iyi analiz edebilirsiniz. Duygusal bir
ilişkide karşınızdaki erkek sizi etkilemek için
kendisi hakkındaki pek çok olumsuz ayrıntıyı
saklayabilir, ama iş ortamında hemen hemen her anı
birlikte geçirdiğiniz bir erkeğin böyle bir şansı
yok. Peki iki kişi arasında oluşan bu elektriğin
kaynağı ne?
İşle aşk karışırsa
Psikologlara göre iş ortamında beraber çalışmak
insanlar arasındaki birbirine ait olma duygusunu
artırıyor ve bu duygusal yükseliş kolayca başka
yönlere kayabiliyor. Zamanı paylaşmak bir süre sonra
hayatı paylaşmak haline geliyor ve bu his insanları
birbirine doğru çekiyor. Bu noktadaki tek soru
işareti bu çekim karşısında ne yapılacağı! Püf nokta
ise dengeli ve soğukkanlı davranmak, işyerinin
ciddiyetine yakışmayacak tavırlar sergilememek... iş
arkadaşınıza ilgi duyduğunuz için paniğe ya da
vicdan azabına kapılmanız gerekmiyor. Tek yapmanız
gereken işle özel hayatı birbirine karıştırmamak ve
yakınlaşmanızı büronun dışına taşımak... Böylelikle
hem çok güzel bir ilişkiye ilk adımı atabilirsiniz,
hem de işyerinde başınız ağrımaz.
Bunları yapmayın;
* Ne kadar yakın
olursanız olun diğer çalışma arkadaşlarınıza en
azından başlangıçta tek kelime bile söylemeyin.
Sorulursa da inkar edin. Unutmayın ki sükut her
zaman altındır, ilişkiniz ciddileşirse her şeyi açık
açık anlatırsınız.
* Öpücüklerin, davetkar
hareketlerin, hele de seksin işyerinde asla yeri
yok. Kendinizi kontrol edin, kimseyi zor durumda
bırakmayın.
* Flört ettiğiniz kişi
sizden daha iyi bir mevkideyse bu durumu terfi etmek
için bir araç gibi görmeyin.
* Şirket sırları
ilişkilerde de sır olarak kalmalıdır. Ondan bu
sırları size açıklamasını istemeyin.
* Aranızda anlaşmazlık
çıkarsa asla diğerlerinin gözü önünde tartışmaya
kalkmayın.
* İlişkiniz sona ererse
sakın ona karşı tavır almayın ve dostluğunuzu, en
azından iş ortaklığınızı sürdürmeye çalışın.
|
|